Özgüvenli Çocuk Yetiştirmek

ÖZGÜVENLİ ÇOCUK YETİŞTİRME

Özgüven genel olarak kişinin kendini değerli bulması olarak tarif edilebilir. Kişi inandıkları, kültürü, sağlığı, toplumla, aile içi ve aile dışı ilişkileri sonucunda edindiği izlenimlerle kendini değerli veya değersiz hisseder. Peki özgüven kalıcı bir şey mi dir? Yakın zamana kadar özgüvenin kalıcı olduğu düşünülüyordu fakat son yapılan araştırmalar özgüvenin kişinin kendisinde gördüğü güçlü yönler, zayıflıklar, yaşam olayları, kişilerarası ilişkiler, sosyal destek, sağlık koşulları, değişen roller ve beklentilerden etkilenerek değişebildiğini bize göstermiştir.

Yapılan çalışmalarda etrafımızda bulunan kişilerden aldığımız duygusal desteğin kendimizi ne kadar değerli hissettiğimizle ilgili olduğunu söylenmektedir. Tüm bunlardan çocuğun hayatında ilk güvendiği kişiler olarak anne-babasının ve aile ortamının onun özgüvenini şekillendiren yer olduğunu söyleyebiliriz.

Bebeklik döneminde annenin bebeğin fiziksel ve ruhsal ihtiyaçlarını yeterli şekilde karşılayamaması sonucu bebek dünyayı anlamlandıramaz. Yani bebeğin açlığını, tokluğunu, keyifli ya da keyifsiz olduğunu ilk başta anlamlandıran kişi annedir ve anne bebeğe bir ayna vazifesi görür. Eğer bebeğin bu ihtiyaçları karşılanmazsa yani dünya onun için yeterli, tutarlı ve sürekli olmaz ise kendini bakılmaya, sevilmeye değer olarak görmez. Ebeveynleri tarafından sürekli eleştirilen, müdahale edilen çocukta “utanç” duygusu gelişir. Hep bir şeyleri yanlış yapacakmış, yanlış bir şey söyleyecekmiş korkusu, zaten doğuştan “hatalıymış” duygusu gelir içine yerleşir. Ayrıca anne babası tarafından hep bir kalıba sokulmaya çalışılmış bir çocuk yetişkin olduğunda da hep karşısındakini memnun etmeye yönelik tavır ve tutumlar geliştirir.

Özgüven Ne Değildir?

Özgüven sonsuz bir özgürlük duygusu değildir;
kişinin “kendimi seviyorum” diye sınırlarını bilmeden hep kendi ihtiyaçlarını düşünerek hareket etmesi değildir.
Kişinin geliştirdiği bazı sosyal beceriler sayesinde sosyal ortamlarda şişmiş bir ego ile çok rahatmış gibi davranması ama aslında derinlere bakıldığında sürekli bir iç huzursuzluğu yaşaması değildir.

Özgüvenli Çocuk Yetiştirmenin Formülü Ne?

Sınırları net belirlenmiş, kuralları açık, sevecen ve çocuğun yaşına uygun seçimler yapabileceği bir aile ortamı (demokratik aile)
Çocuk koşulsuz sevilmeli, biricik ve özel olduğu hissettirilmeli, başka çocuklar ile karşılaştırılmamalı.
Güvenli bir ortam sağlayın. Çocuğunuz sizin yanınızda ve arkadaş ortamında kendisini güvenli hissetmeli. Aile içi kavgalardan, şiddetten onları koruyun, şiddet uygulamayın.
Onların düşünce ve inançlarının önemli olduğunu hissettirip eleştirmeden dinleyin,
Onları kendinizin bir uzantısı olarak değil sizden farklı bir birey olarak kabul edin ve onların sizden ayrışmalarına izin verin, kendinize bağımlı kılmayın.
Ona yeterli vakit ayırıp önemli olduğunu hissettirin, sevginizi, beğeninizi ifade etmekten kaçınmayın.
Yaşına göre sorumluluk verin ve ona güvenin. (Yemeğini yemek, ayakkabısını giymek, giyeceği kıyafeti seçmek, oyuncak seçmek gibi)Siz ona güvenin ki o da kendisine güvensin. Onun limitlerini bilmeniz beklentilerinizi de ona göre ayarlamanıza yardım edecektir.
Yaşına göre bağımsız hareket etmesini destekleyin. Arkadaşları ile oynamasına, bakkaldan bir şeyler almasına izin verin. Düşer, arkadaşları tarafından ezilir diye endişe etmek yerine ona kendisini korumayı öğretin.
Problemlerde onu suçlamayın. Herhangi bir yanlışlık yahut yaramazlık yaptığında ona yönelik suçlayıcı konuşmayın. Olan olmuştur zaten. Geçmişe yönelik tartışmaktansa bir daha bu gibi olayların yaşanmaması için nelerin yapılabileceğini onunla konuşun. “Sen zaten hep böylesin” ile başlayan cümleler onun kendisini değiştirmesine engel olmakla birlikte kendisi ile ilgili olumsuz düşünmesine neden olacaktır.
Yaptığı işlerde onu takdir edin. Sonuç odaklı değil süreç odaklı düşünün. Önemli olan yapılan şeyin ne kadar güzel, kusursuz olduğu değil harcanan çabadır.
Her şeyine müdahale etmeyin, yaptığı her şeyi uyarmayın. Bir süre sonra bu uyarılar ve müdahaleler tamamen etkisini kaybedecektir.
Ona yönelik eleştirilerinizi dolaysız, açık ve dürüst olarak söyleyin, bu şekilde onun kendisini olmadığı şekilde görmesini engellemiş olurken aynı zamanda dürüst olmayı da öğretmiş olursunuz.
Kurallarınız, sınırlarınız açık ve net olmalı yere ve zamana göre değişmemeli, verdiğiniz sözü tutmalı, tutamayacağınız sözü vermemelisiniz. Onun için güvenilir olmalısınız.
Kendisini tanıması, becerilerinin, sınırlarının farkına varması için ona çeşitli ortamlar yaratın (sportif, sanatsal etkinlikler). Kendileri ile ilgili olumlu düşünceler geliştirmelerine yardımcı olun. Ona güzel yönleri olduğunu hatırlatın.
Onlarla kurduğunuz iletişim tarzı (ben dili, beden dili), kullandığınız kelimeler, ses tonunuz onun kendisini ifade ederken alacağı ilk örnekler olacaktır. Ondan duymak istemediğiniz şeyleri ona söylemeyin. Duygularınızı ifade edin, ona da bu yönde destek olun.
Onunla arkadaş gibi olabilirsiniz, oyun oynayıp, birlikte gezip eğlenebilirsiniz ama asla arkadaş olmayın. Onların arkadaşa değil kendilerine yol gösterici olacak ebeveynlere ihtiyacı vardır.
Özgüven sahibi bir yetişkin olarak ona örnek olun…

Hazırlayan: Uzm. Psk. Ayfer Topuz-Beyhan

Yorum Yazın